Sonbaharda doğmak ayrıcalıktır. Hele bir de aylardan “Kasım”sa.. Hem de en büyük ayrıcalıktır çünkü; sonbaharda doğmak, ölüm mevsimde doğmaktır.. Ölüm mevsimi olarak hep kış aylarını bildiniz fakat yanılıyorsunuz. Ölümün mevsimi, bizatihi kendisi sonbahardır. Baharı “doğmak” yazı “canlılık” bildiniz, kışı ise “ölüm”.. Lakin kış mevsimi uykudur, uyanış için, doğum için hazırlıktır. Toprağa düşen [...]
Mesajlar Etiketlendi ‘lakırdı’
Sonbaharda Doğmak Ayrıcalıktır
Posted in Lakırdılarım, etiketlendi lakırdı, sonbahar, tako, takoceto on 30 Mayıs 2011 | 5 Yorum »
Gecikmeli Olarak: “Doğum Günü”
Posted in Lakırdılarım, etiketlendi doğum, Edebiyat, günü, lakırdı, tako, şiir on 24 Kasım 2010 | » yorum bırak;
Doğum Günü Doğmuşum bugün Hüzün mevsimi sonbaharda Hüznün çocuğu ben Zaman: 19 Kasım Takvimdeki yapraklar tükenmiş Ömrümün kalan günleri kadar İster miydin doğmayı: Kader Çek bir nefes daha Görmemek umuduyla Bir doğum günü daha Sahile bir uğra Yak bir cigara daha Al bir yudum haram Ağla Ağla ki bulutlar ağlasın Hüzün mevsiminde Çoşsun [...]
Bir Şiir: “Haberim Yok”
Posted in Lakırdılarım, etiketlendi Edebiyat, haberim, lakırdı, yok, şiir on 26 Ekim 2010 | » yorum bırak;
Haberim Yok Biraz yabancı ellerdeyim Kendimi kollarına bırakmak istediğim eller Dışarıda bir yağmur Hüznümle taşıdığım yağmur Damlaları sayıyorum bir yaprağa düşen Kaçı düşüyor yüreğime En son ıslandığım zaman küçüktüm Bu kez cesaretim yok bir aşkla ıslanmaya Belki de cımcırık ıslanmışım haberim yok Mutlu olan eller de [...]
Korumalı: Bir Süpriz
Posted in Lakırdılarım, etiketlendi lakırdı on 15 Ekim 2010 |
Burada alıntı yok çünkü bu yazı korumalı.
İlk Lakırdım Bir Öykü: “Sonlardan Başlamak”
Posted in Lakırdılarım, etiketlendi baslamak, Edebiyat, hikaye, lakırdı, sonlardan on 15 Ekim 2010 | » yorum bırak;
SONLARDAN BAŞLAMAK Yaşlı gözlerle tahta iskemlesine oturmuş, uzaklara dalıp gitmişti. Onu düşünüyordu. Önündeki bir ayağı boşluktaki tahta masada boynu bükük bir mum yanıyordu. Tıpkı kendi gibi boynu bükük ve için için yanan. Camdan gelen hafif rüzgârla, masadaki boş bardak mum ışığında duvara raks ederek yansıyordu. Gözleri bu gölgeye takıldı birden. Sanki duvardaki gölgelerde onu [...]